Haydutlar ve İyiler.

"Dünyada insanlar ikiye ayrılır: iyiler ve haydutlar. Haydutlar, düzen gereği her zaman kazanır; çünkü herkesi kendileri gibi bilir ve ona göre davranırlar. Senin benim gibi iyilerse herkesi kendimiz gibi bildiğimizden gafil avlanırız."

İyi olmak belki de sandığımız kadar güzel değildir. Düşünceli, anlayışlı olmak, hassas davranmak belki de sadece karşı tarafın işine yarayan eylemlerdir. İyi olmak tabi ki de kendine yararlı olma işi değildir ama biraz öyle olmalıdır. Birileri için bir iyilik yaptığında zarar gören bir taraf olmamalı, kendinden bir parçanı kaybetmemelisindir. Eğer yaptığın her güzel davranışın sonucunda zarar gören, incinen sensen; nerede hata yaptığını düşünme vaktin gelmiştir. Evet, bunu kabul etmek gerek. Bahsettiğim yaptığın şeyin karşılığını almak değil, sadece sonucunda iki tarafında huzurlu olmasıdır. Kimse haddinden fazla anlayışlı olmamalı, birine kendinden çok güvenmemeli, acısıyla gerektiğinden fazla empati kurmamalı, derdini derdi yapmamalıdır. Mesele aslında sevdiğinizin başını ağrıtanlar kaybolduğunda sizin hala başınız ağrımamasıdır. Herkesin yoluna bakmasını sağlarken kendi yolunuzdan olmamaktır. Birilerinin elinden tutarken sıra size gelince 'yok teşekkürler' dememektir. Size yardım eli uzatmaktan aciz olan, sadece işi düştüğünde size gelen o çok sevdiklerinize ihtiyaçları olduğunda artık koşmamaktır. Yardımlarına koşmamak kötülük değildir. Kendini korumak, kendine saygı duymaktır artık bir yerden sonra. Değer verdiklerinizin; size sizin kadar değer vermediğini kabul edip yolunuza bakmaktır. Herkesi sevemezsiniz, herkese yetişemezsiniz; herkeste sizi sevemez, size koşamaz. Bazı insanları, huyları, kişilikleri, fikirleri var oldukları gibi kabul edip oralardan uzaklaşmak gerekir. Değişmiyorlarsa değişmiyorsanız bulunduğunuz durum ya da yer yanlıştır. Belki de bunca zaman bir grup hayduta karşı gereksiz iyiydiniz ve fark etmediniz. Artık yanlış yerlerde güzel davranışlar sergilemeyi bırakmanın zamanı gelmiş olabilir. Ama sakın yaşadığınız olaylar ve sizi aptal hissettirenler yüzünden haydut olmayın. Sadece iyiliğinizi harcadığınız yerin yanlış olduğunu fark edin. Sizin saflığınızın, şeffaflığınızın, güzel kalbinizin bir değeri olan yerlere gidin. Temiz ruhunuzu doğru kişilere dokundurun. Karanlık insanlarla vakit geçirerek ruhunuzu bulanıklaştırmayın. Haydutları bırakın kendi aralarında takılsınlar, birbirlerinin ayaklarına dolanıp dursunlar. Siz de sizin gibi huzurlu olan, neşesini kaybetmemiş, olumlu ve güçlü olmayı kendi kendilerine de başarabilen insanların yanında olun. Vaktinizi ve içinizde ki iyiyi kaybetmeden biraz bencil olmayı öğrenin. Merak etmeyin! Bu sizi haydut yapmaz. :)

torn from the heart - gregor f. narholz

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gelmeyen özür(ler).

Unutmuşum.

Ya sonrası?