Ya sonrası?
Buraya bile özür beklediğimle ilgili uzun bir paragraf yazmışım. Farkında olmadan bununla aslında kafayı bozmuşum. İyi haber şu ki sonunda içlerinden biri özür diledi. İçimde bir yerlerde bir rahatlama hissediyorum. İyileşmiş gibi hissettim gerçekten ilk duyduğumda. Artık düşünmeyi bıraktığım bu özür senaryosu; bir gece rüyamda görüp bir paylaşım yaptıktan hemen sonra beklemediğim anda geldi. Ne diyeceğimi bilemedim adeta dilim kitlendi. Aklımdan hızlıca geçen düşüncelere yetişemedim, sanırım biraz streste oldum. Zaten demenin hayalini kurduğum hiçbir şeyi demek istemedim. Sadece onun düşüncelerini, neden özür dilediğini, neler yaptığını merak ettim ama kendi hiçbir düşüncemi pekte paylaşmak istemedim. Sanki bir şeyler anlatsam kaybedecekmişim gibi hissettim. Söylediği güzel, motive edici laflar aslında bilsemde son zamanlarda duymaya ihtiyacım olandı. Bu sözlerin ondan gelmesi de şu sıralar beklediğim bir şey yine değildi tabii ki. Hayatta neyin ne zaman nasıl olacağı hiç belli olmuyor gerçekten. 1.5 sene sonra kısa da olsa bir iletişime geçmemiz beklediğim gibi hissettirmedi. Açıkçası çok uzun süre nefret ettim ondan, ismini duymak bile midemi bulandırmaya yetiyordu ama sonra bir gün tamamen geçti. Hiç lafını etmedim konusu açılınca kapattım. Ara sıra aklıma düşmesi dışında bir sorunum yoktu, zaten aklıma tek gelende o değildi. Bu yüzden bana normal gelmişti. Bugün tekrar son kez konuştuğumuzda fark ettiğim tek şey ne kadar salak olduğum oldu. Zamanında iddialı iddialı istese hakkımı helal etmem ağzıma geleni sayarım dediğim çocuk bugünde arasın diye bekledim. Aradı. Son kez konuşalım dedi, sanırım sadece onun konuşması ona adil gelmedi çünkü bir de beni dinlemek istedi. Aslında hiçbir şey anlatmak istemedim. 5 dakika daha sesini duymak içimde bir şeyleri yeşertir diye korktum. Hiçbir şey yapmadım derken bile içimden 'tam şuan gerek yok diye kapatmalısın' dedim. Kendimi dinlemedin tabii aklıma gelen ufak tefek şeyleri anlattım. O da dinledi. Kendisi son konuşmamız olduğunun biraz altını çizdi tabii ki doğru olanda buydu. Bende zaten bunu planlıyormuş gibi konuştum. Telefonu kapattığım an kalbime beklediğim öküz oturmuş oldu. Beklediğimin özürden çok 'o' olduğunu fark ettim. Hayatımda hiç bu kadar ezik hissetmemiştim. Artık içimde bir sevgi kırıntısı dahi kalmadığına inandığım kişi için aslında kırıntıya ihtiyacım olmadığını, BAHANEYE ihtiyacım olduğunu fark ettim. Kısacası iflah olmaz bir gerizekalıyım. Aslında 2 senedir insanları reddederken, 'ben kimseyle uğraşamam zaten hoşlanamıyorum da' derken kendimi kandırıyormuşum. Ona olan hislerim tam olarak sönmemiş sadece kapladığı yer küçülmüş, büyümek için aptal bir kıvılcım beklemiş. Onu zihnen unuttum bunu biliyorum. Onu düşünmüyorum, stalklamıyorum - ki ben stalklamayı çok severim ondan bağımsız- ama kalbimden de söküp atabilmiş değilmişim. Çok uzun bir süre ona olan hislerim geçsin diye çok dua etmiştim. Bu duam yerine neden ulaşmıyor anlayamadım. Ayrıca çok eskiden ettiğim korkunç bir dua vardı umarım o kabul olmamıştır. Umarım onu yürektende unuturum. Herkesin ruh eşi olacak, evlenecek diye bir şey yok ki daha öncede demiştim ben varmış gibi hissetmiyorum. O yüzden geçmesi için birinin karşıma çıkmasını bekleyemem ama tek çarem Tanrı. Çünkü ben elimden gelen her şeyi yaptım. Umarım duam kabul olur. Umarım ilerde DAHA AKILLI BİR İNSAN OLUP BENİ SÜRGÜNDE GİBİ HİSSETTİREN İNSANLARA HALA SEVGİ BESLEYEN BİR ENAYİ OLMAM.
• Laufey - too little, too late & goddess
• Haiden Henderson - Fresh Blood
Yorumlar
Yorum Gönder