Silkelendim.
Her zaman her şeye temkinli yaklaşan biri olmuşumdur. Güvenirim ama kolay kolay kendimi birilerine teslim edemem, içimi açamam. Ama son zamanda ne olduysa büyük bir salaklık yaptım ve çok ama çok kısa süredir tanıdığım(!) birine inanmayı seçtim. Hatta buna bir seçim demek kendimi kandırmak olur çünkü bildiğin beynimi kapatıp kendimi kaptırdım. Uzun süredir tanıdığım insanlara bile bu denli güvenmiyorken neden ona bu kadar hızlı güvendiğimi anlamlandıramadım. Belki de birilerine güvenmeye, ilgi göstermeye, farklı sohbetler etmeye, yeniliğe ihtiyacım vardı. Bu kısa süre boyunca ufak pürüzler -görmezden gelmemem gerekenler- dışında bir sorun yoktu. Onun için çok heveslenmiştim hatta beni heveslendiren kendisiydi. Kötü bir şey olacakmış gibi hissetmemiştim bile bu sefer. Tabi geçen gün hayatımdan bir anda çıkana kadar. Tek kelime dahi etmeden, özür bile dilemeden, nedenini söylemeden sadece ortadan kayboldu. Sanki hayatıma hiç öyle biri girmemiş her şeyi kafamda uydurmuşum gibi hissetmeme yol açtı. Genelde her konuda kendimi suçlayacak bir şey bulurum ama bu sefer ne kadar düşünürsem düşüneyim bulamıyorum. Bana cevap vermediğinde bile anlayışla karşıladım, belki de suçlamam gereken tarafım budur. FAZLA ANLAYIŞLI OLMAK. İnsanlar bu kadar anlayışı, olgunluğu, sakinliği asla hak etmiyor. Ama maalesef benim 'çirkef' bir tarafım yok. Birileri bana bunu layık görüyorsa ona hakaret etmek, rahatsız etmek kısacası hak ettiğini vermek içimden bile gelmiyor. Onlar kaybolmayı tercih ediyorsa ben de hiç hayatıma girmemişler gibi davranıyorum, onlar hakkında bir daha konuşmuyorum konuşturmuyorum. Tabii böyle yaptığım dersimi almadığım anlamına gelmiyor. Sadece her seferinde bir insan için 'bu da aynısıdır' dememe olgunluğuna sahibim, aptal değilim. Her insan biriciktir ve kendi içinde değerlendirilmelidir. Bu sefer kendimi aptal gibi hissetme sebebim telefonun ucunda olan birine hızlıca kapılmış olmamdı. İlkti ve bir daha olmayacağına inanmak istiyorum. Uzun süredir hevesim kursağımda kalmamıştı, iyi oldu. Silkelendim.
Yazıya şarkı: the line - kid laroi, d4vd
Yorumlar
Yorum Gönder